PRP : Vampir Facelift

P.R.P. ( Zenginleştirilmiş trombosit-fibrin matrix ) , kendi kanınızdan ayrıştırılan hücreleri kullanarak, yüzünüzde, boynunuzda yada ellerinizdeki kırışıklıklar, izler ve yıpranmanın geriye döndürülmesi için kullanılan kozmetik bir uygulamadır. Bazı cerrahlar tarafından ‘’ vampir  facelift ’’ olarakda isimlendirilmektedir.

Son yıllarda, kozmetik amaçla, yüz, eller ve boyundaki volüm kayıplarında, kırışıklıklarda ve yıpranmalarda, özellikle göz altı ve çevresindeki kırışıklık, koyulaşma ve torbalanma problemlerinde, akne izlerinde ve benzeri kozmetik problemlerde sıklıkla ve başarıyla kullanılmaktadır.

Ortalama 20 dk süren seanslarla, 12 aya varan uzun süreler için, cilt yapısında yenilenme, gerilme ve parlaklık artışı gibi sonuçlar elde edilebilmektedir.

Konuyu daha iyi ve detaylı anlayabilmeniz için soru-cevap şeklinde gidelim.

PRP uygulaması nedir ve nasıl geliştirilmiştir ?

PRP uygulaması, sizden alınan kandan hazırlanan, zenginleştirilmiş trombosit – fibrin komplex ile gerçekleştirilen bir rejeneratif, yani yenileyici tıp uygulamasıdır.

Özellikle son 5 yılda, insanların yüz rejuvenasyonu, yani ciltlerinin gençleşmesi için, daha az invaziv bir anti-aging uygulama arayışlarının sonucunda giderek daha popüler duruma gelmiştir. Anti aging uygulama olarak yaygınlaşmadan önceleri de,  sporcu yaralanmalarında, yanık yaralarının tedavisinde, ciddi cilt ülserlerinde  ve diş implant uygulamalarında hekimler tarafından  kullanılmaktaydı.

PRP uygulamasında amaç nedir?

Plateletler  ( diğer adıyla trombositler ) vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan “büyüme faktörlerini” yapısında barındıran kan bileşenleridir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır, PRP uygulamasının amacı ise bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda plateleti verebilmektir, böylece hasarlı dokunun onarımı da bu kadar hızla ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır, çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden 4 ila 6 kat fazladır.

Pratikte PRP uygulaması nasıl yapılır?

Uygulamanın yapılacağı kişiden kan alınır, santrfüj cihazında plateletleri ayrıştırılır. Ayrıştırılan plateletler kitteki tüpün içersinde yoğunlaşıp birikir ve PRP denilen bir kan ürünü ortaya çıkar. Bu ürün (PRP) dolgu veya mezoterapi gibi yollarla deriye uygulanır, deriyi gençleştirici etkisi uygulamanın hemen sonrasında parlak ve canlı bir görünümle belirgin hale gelir.

Seanslar yaklaşık 20 dk. sürer ve lokal anestetik kremler ile kolaylıkla tolere edilir.

PRP’nin hedefi yara iyileşmesini sağlamak mıdır? Derinin gençleşmesi ile yara iyileşmesi arasındaki ilişki nedir?

Derimizin yaşlanması aynı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesinden kaynaklanır. Bu nedenle derimizi gençleştirmeye yönelik uygulamalarda, aslında vücudumuzun bir yarayı iyileştirirken yaptıklarını çeşitli yöntemlerle taklit ederiz.

Derideki bir hasarı en etkili, en hızlı ve en doğal biçimde onarabilecek olan yapı, yine derinin ait olduğu bütünün bir parçasıdır, bu nedenle plazma uygulaması damarlarımızda dolaşan bu sihirli gücü harekete geçiren bir yöntem olarak gelişmiştir.

Yeni bir yöntem midir? Hangi alanlarda uygulanmaktadır?

PRP uygulaması hücresel tedavinin uygulama alanlarından yalnızca biridir. Yeni bir yöntem değildir; dental (diş) implantlarla başlayan uygulama alanları estetik tıp, ortopedi, iyileşmeyen yara tedavisi ve spor hekimliği gibi alanlarda hızla yayılmaktadırir.

PRP uygulaması bir tür kök hücre tedavisi midir?

Kök hücre tedavisi veya hücresel tedavi bir yaralanma veya hastalığı tedavi etmek amacıyla hasar görmüş olan bir organa yeni hücrelerin tanıtılması anlamına gelmektedir. PRP uygulamasında ise hasarlı dokunun onarımı için onarımı başlatan ve uyaran bir faktör olarak plateletlerden yararlanılmaktadır, iki uygulama bu anlamda birbirinden farklıdır.

Hastanın kendi kanının işlemden geçirilip hastaya tekrar verilmesi güvenilir bir uygulama mıdır?

PRP uygulaması “otolog” dur, yani kullanılan plateletler sizden alınanlardır, ayrıca kanın alınması, plateletlerin ayrıştırılması gibi işlemler steril ve kapalı bir kit yardımıyla yapılmaktadır, yani dışarıdan da bir bulaşma riski yoktur. Bunların dışında, verilen plateletlere eklenen hiçbir şey mevcut değildir. Bu nedenlerle uygulama tamamen güvenlidir.

PRP uygulamasında olumlu etki ne zaman görülür?

Uygulamadan hemen sonra ciltte sağlıklı bir parlaklık ortaya çıkar, ancak tam etki toplam 3 veya 4 uygulamadan, yani bir kür tamamlandıktan  sonra kalıcı bir ışıltı, bir toparlanma ve ciddi bir gerilme şeklinde ortaya çıkacaktır.

Bir kür ile elde edilen olumlu sonuçlar sonradan tamamen kaybolur mu?

Kaybolmaz, ancak 3 veya 4 uygulamadan oluşan kürleri her 10-12 ayda bir tekrarlamak gerekir. Bu durumda uygulanan kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye eşdeğerdir. Yani her 15 günde bir yapılacak 3 veya 4 uygulamadan oluşacak bir kür ortalama olarak her yıl tekrarlanmalıdır.

PRP uygulamasının en önemli avantajı nedir?

Sağlanan gençleştirici etkinin dolgu ve benzer uygulamalarda elde edilen etkiler gibi sadece belirli alanlara yoğunlaşmış olmaması, derinin daha büyük bir bölümüne yayılması ve daha kalıcı olmasıdır. Diğer yöntemlerle sağlanan olumlu sonuçlar belli bir süre devam eder, ancak PRP’nin olumlu sonuçları tamamen uygulanan kişiye aittir. Kaybolup gitmez.

PRP uygulaması acı verir mi?

PRP uygulaması çoğunlukla derinin  0,5-1 mm altına yapılır, deriye hacim kazandırmak içinse daha derin uygulama yapmak gerekir, ancak bu uygulamalarda dışarıdan sürülen anestezik kremler acı hissini engeller.

PRP uygulamasından beklentiler neler olmalıdır?

Kozmetik amaçlı PRP uygulaması birçok beklentiyi karşılayacak üstün özelliklere sahiptir. Çünkü;

  • Uzun etkilidir

  • Deriyi en doğal biçimde yeniden canlandırır, yapılandırır.

  • Kolay ve güvenli biçimde uygulanır.

  • Sadece yeni kollajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekler.

  • Kırışıklıkları ve çizgileri deriyi “doldurarak” değil “gençleştirerek” giderir.

  • İlk uygulama sonrası sağlanan parlak sağlıklı görünüm bir süre sonra hafifçe gerileyebilir, bunun için takibeden uygulamalar yapılmalı ve gençleştirici etki sağlanmalıdır.

  • 3 veya 4 uygulamadan oluşan kürler her 10-12 ayda bir kez tekrarlandığında kalıcı sayılabilecek kadar uzun etkili bir gençleştirici etkisi sağlanmış olacaktır.