Radyofrekans

Selülitin portakal kabuğunu andıran yumrulu ve pütürlü görüntüsü çoğunlukla sertleşmiş cilt altı bağların ve birikmiş ödemin, yağ dokusunu sıkıştırması ile oluşur.

Radyo frekans teknolojisinin selektif ısıtıcı etkisi,bu cilt altı bağlara ve yağ tabakasına kontrollü ısı gönderir. Cilde, sinirlere ve kan damarlarına zarar vermeden, kollajenin üretildiği derin dermis ve yağ dokusuna etki eder. Bu şekilde hücre enerjisini canlandırır, hücrelerdeki su molekülleri harekete geçer. Bölgedeki dolaşım artar ve metabolizma hızlanır. Cilt altı bağlar normalleşir, ödem birikintileri çözülür, yağ hücreleri parçalanır, o bölgenin metabolizması artar.

Sorunlu bölgedeki dalgalı görünüm önemli ölçüde hafifler. Ağrısız olan bu uygulama ile dokuda belirgin bir sıkılaşma ve yağ hacminde azalma elde edilir.

Sonuç olarak daha sıkı, düzgün bir cilt ile genel bir incelme ve toparlanma ortaya çıkar.

Radyofrekans sistemi, tamamen bilgisayar kontrollü ve gelişmiş bir menü ile kullanıcısına geniş seçim olanakları sunan, üst teknoloji ürünü bir sistemdir.

Radyofrekans uygulamalarında, probleme ve uygulama bölgesine göre özel ayarlamalar yapabilmek çok önemlidir. Çünkü, farklı frekanslardaki radyofrekans dalgaları, dokuda farklı derinliklere ulaşmaktadır.

Örneğin, selülit de, problem cilt yüzeyine daha yakın olduğu için bu bölgede etkili olan yüksek frekanslara çıkmak gerekmektedir. Daha düşük frekanslardaki Radyofrekans dalgaları, daha derine nüfuz ettikleri için, bölgesel yağlanmanın eritilmesinde daha etkilidir. Kullanılan Radyofrekans sisteminin sahip olduğu yüksek teknoloji sayesinde, gerekli durumlarda yüksek ve düşük frekanslı uygulamalar aynı anda yapılabilir.

Uygulamaların sonunda özellikle kalça ve üst bacaklar gözle görülür bir şekilde gençleşir, gerilir ve basenler yukarı kalkar. Kollardaki sarkmalar, bel ve karın bölgesindeki gevşemeler toparlanır. Problemli bölgelerdeki yumru ve pütürlü, portakal kabuğu görünümünde ileri derecede bir düzelme sağlanır.